Psikotik bozukluklar, kişinin gerçeği değerlendirme yetisinin bozulduğu sanrılar ve halüsinasyonlarla seyreden ciddi, kronik seyirli hastalık grubudur. İçlerinde en çok bilineni şizofrenidir. Bu hastalığın en önemli iki belirtisi sanrılar ve halüsinasyonlardır. Sanrı gerçek dışı inanç demektir. Kişinin somut hiçbir kanıt bulunmamasına rağmen inandığı yanlış değiştirilemez, sarsılmaz düşünceleridir. Delir, hezeyan gibi isimlerle de anılır. Sanrılar çok geniş bir yelpazede çeşitlilik gösterir; hasta kişi birisi tarafından takip edildiğine, düşüncelerinin okunduğuna, karşı cinsten alakasız bir kişinin kendine aşık olduğuna, cumhurbaşkanı olduğuna inanabilir. Halüsinasyonlar; varsanı ismiyle de adlandırılır. Gerçek dışı olduğu halde kişinin gerçekmiş gibi deneyimlediği beş duyuyla ilişkili algılarıdır. Kişi odada tek başınayken konuşan sesler duyabilir, vücudunda böceklerin dolaştığını hissedebilir, hayaller görebilir, pis kokular duyabilir, emir veren sesler duyabilir ve bu emirler doğrultusunda davranabilir, bu belirti de çok çeşitlilik gösterebilmektedir. Genellikle erken erişkinlik dönemlerinde başlayan bu hastalık dalgalı bir seyir göstermekle beraber hayat boyu devam eder, yani kronik seyir gösteren bir bozukluktur. Neden olarak biyolojik nedenler sorumlu tutulmaktadır; beynin gelişim evresinde nörogelişimsel faktörlerin etkili olabileceği, beyin kimyası ve anatomik yapısındaki değişimlerin neden olabileceği, genetik bazı faktörlerin rol oynadığı düşünülmektedir.
Hastalık belirtileri genellikle önemli ölçüde iyileştirilse bile kalıntı belirtiler dediğimiz belirtilerle hasta yaşantısına devam etmek zorunda kalır ya da hastanın zihinsel kapasitesinde hastalık atakları nedeniyle gelişebilen yıkımlar nedeniyle hastanın tam olarak işlevselliğine dönmesi genellikle zordur.
Tanı konunun uzmanları tarafından karışabilecek diğer klinik durumlardan ayırt edilerek, dikkatli bir klinik değerlendirmeyle konabilir. Ayırtedici tanı önemlidir.
Tedavi
Hastalık belirtilerinin tedavi edilmesi ve belirtilerin yatışmasından sonra da hastalığın yeniden alevlenmemesi için sürdürüm tedavilerini kapsar. Tedavide temel boyut ilaç tedavileridir. Ancak hastaya ve ailesine yönelik hastalıkla ilgili farkındalığı artıran psikoeğitim süreçleri de tedavi ve rehabilitasyon süreçlerinin önemli bir kısmıdır.